Masalsız Büyüyenler

Masalsız Büyüyenler

Masalsız Büyüyenler

Masalsız Büyüyenler. Ben hiç masallarla büyümedim diyorsanız, yada dinlediğim masallar hayata dair değilmiş diyorsanız.. Ben dedim! Ve bir yorum katmak istedim.

Ben hiç masallarla büyümedim. Küçükken dinlediğim masallarda, kırmızı başlıklı kız yada ne bileyim bir çok masal bunları hiç dinlemedim. Benim dinlediğim masallarda, annemin anıları varmış meğer, bunu büyüdüğüm zaman anladım.

Bir kadın varmış çok uzun saçlı ve onun iki tane çok güzel kızları varmış. Başlarına ne gelirse gelsin uzun saçlı kadın hep kızlarında güç bulurmuş tarzında bir çok masal ve o masallarda ‘güçlü’ vardı. Ne olursa olsun pes etmeyen, her zorluğun üstesinden başarı ile hakkından gelebilen. Benim annem mücadeleci bir kadındı, ne olursa olsun pes etmek, vazgeçmek onun hikayesinde hiç yokmuş.



Zamanında anlam veremediğim masallar büyüdüğüm zaman yolumu aydınlattı. Her acı bir masalı anımsattı ve her acının sonrasında hatırladığım bir masal: geçmişimin anısı, geleceğimin aynası oldu.

Her masal mutlu sonla bitmiyor. Önemli olan masalları iyi dinlemek, çünkü her masal bir ders veriyor aslında insana. Benim algıladığım en büyük ders şudur ki: çaresiz kaldığınızda çare “sizsiniz”…

Size sizden başka kimse çare bulamaz, kimse ne yaşadığını ne hissettiğini senin kadar bilemez. Acın ne kadar derinde yada umutların ne kadar fazla? Ne istersin? Ne beklersin? BİLEMEZ Kİ!.

Unutmayın , çaresiz kaldığınızda çare “siz-sizin”. Sizde hayatın içinde ne yaşamış olursanız olun. Yaşadıklarınıza üzülmek yerine hepimizin birer masal kahramanı olduğumuzu unutmayın. Çünkü geçmişte yaşadığımız her olumsuz yada olumlu anılarımızı anlatırken bir masal edasında anlatırız. Bir var bir yokmuş ve sonunda bu gün olmuş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir